Dostumdan
DOSTUM...
Derdini dinleyecek bir dosta bir an bile ihtiyacın olursa, olacaksa eğer...
Yüzünde parıldayan gözyaşlarını silecek, kurutacak birini, yakınında istiyorsan eğer...
Herkesten sakladığın sırların varsa ve onları paylaşacak birini istiyorsan eğer...
Sıkıntılarından kurtulmak için. bir dost elini, desteğini arıyorsan eğer...
Zor gününü sana geçirtecek cıvıl cıvıl bir ses istiyorsan eğer...
Sana çok önem veren ve seni çok düşünen birini istiyorsan eğer...
Umutlarını paylaşan, tasalarını yumuşatmaya çalışan birini özlüyorsan eğer...
Sana saygı duyan biriyle beraber olup, kendini bulacaksan; ben, benim diyeceksen eğer...
Ve etrafında olup bitenlerden nasıl etkilendiğini anlayacak birine ihtiyacın varsa... Buradayım. Burada olacağım...
Deniz Mavi
O kendini Biliyor...
|
30/4/2007
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Üçüncü Şahsın Şiiri
ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi, fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım.
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm, içim ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım.
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım...
ATİLLA İLHAN
|
23/2/2006
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
(..)
Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın.
Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın.
Öyleyse mektup sende. Bu kadar içimdesin işte.
CAN DÜNDAR
|
3/2/2006
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
onun adı "ölüm"
Kapıya dayandı mı, kurtuluş yok. Başka seçenek yok. Sevenlerle vedalaşmak için zaman yok. Düşünmeye mecal yok. O son nefeste akan gözyaşlarına çare yok. Parçalanan yüreklere umut yok. O artık yok. Üzüntünüz damla damla gözyaşı olsa da, Attığınız her kürek toprak sizden bir parça koparsa da, Size bakan her yüz boncuk boncuk onu hatırlatsa da, Kadere, yaşama, herşeye isyanlar ettiğiniz anlarda "Neden o?" haykırışlarıyla gök kubbe yerinden oynasa da, Gitti işte, Geri gelmeyecek. Sevgi dolu yüzü yüzünüze değmeyecek. Sizi gördüğünde, sesinizi duyduğunda, "Yavrum gelmiş!" demeyecek. Mavi gözlerde yaşam artık filizlenmeyecek. Onu bizden ayıran; ölüm. Onun adı ölüm.
Ölümün bizi nerede bekledigi belli degil , iyisimi biz onu her yerde bekleyelim (Montaigne)
|
31/1/2006
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
YAŞAMAK
|
Biliyorum, kolay değil yaşamak, Gönül verip türkü söylemek yar üstüne; Yıldız ışığında dolaşıp geceleri, Gündüzleri gün ışığında ısınmak; Şöyle bir fırsat bulup yarım gün, Yan gelebilmek Çamlıca tepesine... -Bin türlü mavi akar Boğaz'dan- Her şeyi unutabilmek maviler içinde.
Biliyorum, kolay değil yaşamak; Ama işte Bir ölünün hala yatağı sıcak, Birinin saati işliyor kolunda. Yaşamak kolay değil ya kardeşler, Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak. Orhan Veli KANIK
|
|
26/1/2006
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
En Sevdiğim Şiir
Biliyorum!
matarada su,
torbada ekmek,
kemerde kurşun değil şiir.
ama yine de,
matarasında suyu,
torbasında ekmeği,
ve kemerinde kurşunu kalmamışları
ayakta tutabilir.
|
22/1/2006
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Yüreğimin Danteli
Bu şiiri bugün benim için çok kıymetli olan bir arkadaşımdan aldım. Biraz sitem, biraz hüzün dolu...Birbirimizden çoook uzaklarda çokça vaktimizi harcadık birbirimize. Canım arkadaşım...
YÜREĞİMİN DANTELİ
Nesini çalmışsan veya neyini almışsan bir insanın, iade etmenin yolunu bulabilirsin. Peki, ya o insanın sana verdiği zamanıysa? Ha zamanının bir bölümü, ha yüreğinin bir dilimi.
Bir mektubun güzelliğini düşünebiliyor musunuz? Düşünebiliyor musunuz sizin olmadığınız bir 'uzak'ta, sizin için vaktini tüketmiş olduğunu, birisinin? Sizin için, sizden habersiz...
Bir mektubun kanatlarındaki yükü düşünsenize... Nasıl çıpınabiliyor bu kanatlar ve nasıl aşabiliyor bunca mesafeleri böylesine doluyken!...
Duygular değil mi bizi gönüllere taşıyan? Duygular degil mi bizi yarınlara taşıyan?
Ha duyguların ulaşmadığı yürekler, ha yolcuların unuttuğu han kapıları!
Mektup geçmemiş sokaklara girmese yolum. Çünkü, mektup geçmemiş sokaklar karanlık, mektup yazılmayan geceler yıldızsız... Selâmsız kapılar nefessiz gibi!
İadesiz ne var verilebilen? Vermek istiyorsan, yüreğinden bir dilim ver, zamanından bir bölüm. Onun için, ondan habersiz... Benim için, benden habersiz.
Aynen bu yazıyı yazarken, senin haberin olmadığı kadar haberim olmasın yazdıklarından. Aynen bu yazıda olduğu gibi gönlün aksın klavyenden monitörüne. Her harf bir ilmek ve satırlar yüreğinin çevresindeki dantel olsun... Göreyim.
Sulamazsan çiçekler gülmez. Yollamazsan selamlar gelmez...
Bir mektubun güzelliğini düşünebiliyor musunuz gerçekten? Düşünebiliyor musunuz sizin olmadığınız 'uzak'larda vaktini tüketmiş olduğunu, birisinin? Sizin için... Hemde sizden habersiz.
Bugün selâm'ın güzelliğini düşünün...
Muammer Erkul
|
21/1/2006
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|


Arkadaşlarım








Sitenize Eklemek için
|